Kendisine cimri olan başkasına cömert olamaz.

Sürç-i lisan ettimse affola.

Yayınlanma: Güncelleme: 110 views
Değerli dostlar,
Bu günkü yazımı sosyalleşmeye mutlu olmaya ayırdım.
Tuhaflıkların yaşandığı garip bir ülke olmuşuz.Hiç bir şeye Şaşırmıyoruz.
Her şeyi transfer ettiğimiz için gerçek anlamda özgürleşememişiz.Hep orijinali ile ben arasında kalmışız.
Umuma açık bir yerde erkekler tuvaletlerine hiç girdiniz mi ?
Ben dün büyük bir AVM nin tuvaletine girdim,temiz bakımlı,moderndi.
Kapının arkasına yazılan yazılara bir göz attım.Aman Allahım neler neler…
Mesela bir adam sanki müzeye gelmiş gibi tarihe not düşmüş.
Tehditler,hakaretler,siyaset cinsellik,küfür,anılar,aşk ilanları….ne ararsan var,çektim,ama sizlerle paylaşmaya utandım.
Sizde gittiğiniz yerlerde görmüş,okumuş olmalısınız.
Belki bayan tuvaletlerinde de vardır.
60 dan fazla ülkeye gitmiş biriyim.
Oralarda bu tür yazıları gördüğümü hatırlamıyorum.
Bir ülkenin gelişmiş,çağdaş ve medeni olduğunu gösteren iki önemli yeri vardır.
Biri tuvaletleri,ikincisi mezarlıkları.
Hatta gittiğiniz ülkelerde sizi şehir mezarlıklarını götürüp gezdirirler bile.
Tuvaletin kapı arkasına”seni seviyorum sibel”yazan birinin o tuvalete sibelin girmeyeceğini bilmiyor mu?
tabiki biliyor.
Ama sevgisiz büyümüş yazarak doyuma ulaşıyor,tatmin oluyor,mutlu oluyor.
Cahil olduğunun farkında,ancak orada kimse olmadığı için kendini özgür hissediyor.
Biraz sorunlu bir toplumuz sanırım.
Mutlu değiliz sevgi,saygı,hoşgörü kalmamış tahammülsüz olmuşuz.
Ast olan yaşamın her anında sevgi dolu,özgür ve mutlu olmaktır.
Sevgi;sadece bir yazı ve kuru bir söz değildir.
İnsanın kalbinde,gözlerinde,
davranışlarında,ses tonunda fedakarlıkta,eleştiride,koruyup kollamada ortaya çıkar.
Sevgi belki bir his,belki bir dokunuş,belki bir gülüş,belki bir bakış,belkide bir tebessümdür.
Bazılarına göre dünya çok küçük,bir insan ömrü için yaşam çok kısa.
Bazılarına göre ise dünya çok büyük yaşam çok uzun.
Kimileri,olmayan,geri gelmeyen bir dünde yaşar,
kimileri yaşanmamış bir gelecekle avunur,kimileri sürekli erteler hep ceğim çağımla gönlünü eğlendirir,kimileri başkalarının mutluluğuna duyduğu hayranlık veya hasetlikle ömrünü geçirir,kimileri yaşadığı küçük çevreyi dünyanın merkezi görür,kimileri ise gerçekleşmeyecek bir hayal dünyasında yaşamını tamamlar.
Benim tüm dostlarıma önerimdir,
Gerçek olan anı kaçırmayın,bir saniye sonrasına hakim olamadığınız bir hayatı ve dünyayı
çokta ciddiye almayın derim.
Bir nefeslik,pardonu olmayan bir yaşamda üçkağıtçı fırıldak şerefsiz,onursuz,hırsız olmaya hiç gerek yok.
Kendinize ait olmayan kürdana bile elinizi uzatmayın,tenezzül etmemenizi öneririm.
Sakın,sakin ha kul hakkı yemeyin.
Heves etmeyin,imkanlarınız ölçüsünde,plansız,programsız kapının eşiğinden çıkın,dünyayı gezin,inceleyin,yaşayın,farklı kültürleri farklı coğrafyayı tanıyın,kaybolun,görün.
Araştırın okuyun temelsiz konuşmayın,yanlışa boyun eğmeyin eleştirin,hakkınızı yedirmeyin.
Hastalık derecesinde olan gereksiz zaaflarınızı azaltın yada vazgeçin.
Hiç bir görüşe ideolojiye partiye guruba,kişiye aklınızı kiralamayın.
Hep değişimden yana olun.
Her anınızda mutlu olmayı becerebilirsiniz.
Mutlu olmak için büyük şeylere gerek yoktur.
“Fakirin ihtiyacı zenginin israfı kadardır”
Mutlu olmak için bir ön hazırlığa yada bir nedene ihtiyaç duymayın.
Mutlu olmak için sebep aramayın.
Sebepli mutluluk,mutsuzluğu getirir.
Çünkü o sebebe ulaşamadığınız yada sebep elinizden alındığında mutsuz olursunuz.
İnsan için dünya bir laboratuvar yaşamın oluştuğu bir deneyimdir.
Yaşam kalitenizi hep yüksek tutun ki uçuk hayalli beklentiniz olsun.
Unutmayın ki beklentiniz,yarattığınız başarının doyumu kadar olacaktır.
Tanımı var mı bilmiyorum,ama mutluluğun bana göre en anlamlı tanımı özgürlüktür,özgürlüğün ise en anlamlı tanımı cesarettir.
Para biriktirmeyin,doymak için yemeyin,örtünmek için giyinmeyin,bakımlı ve sosyal olun,para sizi sevmesin,sizde parayı sevmeyin,önce kendinize harcayın.
Kendisine cimri olan başkasına cömert olamaz.
Para biriktirmek,servet sahibi olmak bir anlayıştır,bir alışkanlıktır, zaafiyettir sağlıksız bir yapıdır.
Özünde doyumsuzluk vardır.
Bu hastalığın bir sonraki safhası arsızlıktır.
Hele içinde hırsızlık,gayrimeşruluk,kul hakkı varsa tedavisi yoktur.
Bu şekilde oluşacak servet kalıcı olamaz,bir kaç kuşak sonunda erimeye mahkumdur.
Yaşamın her anıyla eğlenin,mutlu olma yolunu arayın,mutlaka bulursunuz.
Didişmeyi fikir tartışması sanan cahillerden,her şeye muhalif olan hastalardan,gücün yanında yer alan çıkarcılardan,kıskanç,haset,dedikoducu,kurnaz,sinsi tiplerden uzak durun.
Çünkü onlara ayıracak kadar ömürünüz uzun olmayacaktır.
Sevdiklerinizi,arkadaşlarınızı,dostlarınızı amasız fakatsız zamansız çıkarsız aramak,hatır sormak size iyi gelecektir,deneyin.
Bunların içinde en değerli olanı dostunuzun olmasıdır.
Dostunuza emek verin.
Dost vazgeçmemek demektir.
Gerçek dostu olmayan insan yalnızdır,kelçüktür,Hüdainübattır.
Söylemlerim yanlış,eksik,hatalı,doğru olabilir.
Bunlar benim düşüncem,benim anlayışım.Umarım haddimi aşmamışımdır.
Sürç-i lisan ettimse affola.
Kıssadan hisse oldu is ne mutlu.
Saygılarımla…..

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.