Yayınlanma:

TOPRAKLARIMIZI, SUYUMUZU, GELECEĞİMİZİ SAVUNMADAN YOKSULLUKLA MÜCADELE EDEMEYİZ.!!!!

Yoksulluğa Karşı Mücadele: Birlik ve Dayanışma ile Kazanacağız!!!!!

“Topraklarımızı, Suyumuzu, Geleceğimizi Savunmadan Yoksullukla Mücadele Edemeyiz”

Değerli dostlar,

Yoksulluk ile mücadelenin siyasi boyutunu ve çözüm önerilerini İl Başkanımız Sayın Özgür Çelik açıkladı. Tüketiciyi Koruma Derneği – TÜKODER olarak ben de Kartal’da yapılan toplantıda panelist olarak görüşlerimi paylaşmıştım. Ancak bugün yoksulluğun toplumsal boyutuna birkaç vurgu yapmak istiyorum.

Toplumun büyük bir kısmı derin yoksulluk ve açlıkla yaşamaya çalışıyor. Emekliler, asgari ücretliler açlık sınırının altında ücret alarak yaşam mücadelesi veriyor.

Ama şunu açıkça belirtmeliyim ki: Tek başına yoksulluğu ortaya koymak, sadece yoksullukla mücadele etmek, yoksulluğu ortadan kaldırmaya yetmez. Bugünün ve geleceğin en önemli sorunlarından biri, tüketicinin sağlıklı, ekonomik ve besin değeri yüksek gıdaya erişim sorunu olacaktır. Diğer en büyük sorun ise barınma sorunudur ve bu sorun her geçen gün daha da büyümektedir.

Bugün Kanal İstanbul’a karşı mücadele etmezseniz, yoksullukla mücadele etmiş sayılmazsınız. Halkın iradesine, haklarımıza sahip çıkmazsanız, yoksullukla mücadele etmiş olmazsınız. Gıdaya erişim sorununa karşı mücadele etmezseniz, yoksulluğa karşı mücadele edemezsiniz. Barınma sorununa karşı durmazsanız, topraklarımızı işgal eden maden şirketlerine karşı çıkmazsanız, yine yoksullukla mücadele etmiş sayılmazsınız.

Ben Giresunluyum. Giresun’un yüzde 85’i maden şirketlerine peşkeş çekilmiş durumda. Sağlıklı gıdaya ulaşmak için tarım ürünlerine, tarım için de verimli arazilere ihtiyaç var. Ancak maden şirketleri bu toprakları işgal ediyor. Zehirli sularıyla toprağımızı, suyumuzu kirletiyor, doğamızı yok ediyorlar.

Kentlerde yaşayan bizler de o dağlardaki, o yaylalardaki maden şirketlerine karşı mücadele etmek zorundayız. Çünkü aslında yoksulluğun nedeni bellidir: Ulusötesi şirketler ve onların uzantısı yerli şirketler.

Bakın, önce maden atıklarıyla sizi zehirleyecekler. Sonra kendi ürettikleri ilaçlarla sizi iyileştirmeye çalışacaklar. Ardından ortak oldukları şehir hastanelerine gönderecekler. Orada verilen ilaçların yan etkisiyle yeniden hastalanacaksınız. Bu zincirin çarkı hep aynı yere dönüyor: Sizlerin cebinden çıkan paralarla, ulusötesi şirketlerin kasasına!

Peki, yoksulluk kader mi arkadaşlar?
Elbette değil!

Ama biz, bu yoksulluğu kader olarak kabul ettiğimiz sürece, suçun bir parçası oluruz. Çözüm var. Siyasi çözümü biraz önce İl Başkanımız Sayın Özgür Çelik açıkladı. Ama toplumsal çözüm bizde, halkta! Mücadelemizi birleştireceğiz. Belki aynı çatı altında olmayacağız ama mücadeleyi ortaklaştırarak, meydanlarda, alanlarda, yoksulluğa karşı birlikte mücadele edeceğiz.

Ya bölünerek yok olacağız, ya birleşerek kazanacağız!
Ama başka çare yok dostlar: Biz kazanacağız. Çünkü biz halkız, biz haklıyız, biz güçlüyüz!

Onlar yardım edilmiş yoksullar istiyor. Biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk istiyoruz.
Umutluyuz, güçlüyüz, birleşe birleşe kazanacağız!

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.

 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.