Yayınlanma:

BASINA VE KAMUOYUNA SEVGİLİ GİRESUNLULAR

Son sözümüz Giresun düşmanı Alagöz Holding’edir.

Alagöz Holding’e bağlı Alagöz Maden uzun bir süredir Giresun’u zehirliyor. Bu sözü laf olsun torba dolsun diye değil bilimsel raporlarla belgeli olarak Derin Dere’de canlı yaşamının son bulmasına, Harşit Vadisinde yaşadıklarımıza istinaden söylüyoruz. Üstelik bunu sadece biz söylemiyoruz. Devletin kurumu olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) Alagöz Maden tarafından işletilen Doğankent ilçemizin Çatalağaç köyündeki ‘’kurşun, çinko ve bakır’’ madenine dair hazırladığı raporda şöyle diyor:

“Galeri alanlarından çıkan pasanın galeri ağzına döküldüğü… pasa dökülen alanların dere yatağı olduğu…”

“Çed pasa alanı ile orman izni pasa alanları tam olarak  uyuşmamaktadır.7. madde izinleri tam olan pasa alanlarına pasa depolaması yapılmalıdır.”

“Atık barajı (havuzu) alanının yağış durumunda su toplama havzasında kaldığı gözlemlenmiş olup aşırı bir yağış durumunda yapılacak atık barajının patlama riski barındıracağı, böyle bir durumda topoğrafyadan ve akış yönünden dolayı atığın Harşit Çayı’na ve buradan denize gitme ihtimali bulunduğu gözlenmiş olup bu kapsamda ilgili kurumlara bilgilendirme yapılması gerekmektedir.’’

Sevgili Giresunlular,

MAPEG bu raporu Ekim 2022’de hazırlıyor. Raporun üzerinden geçen üç yılı aşkın süredir ise atık havuzu taşmaya devam ediyor. Kamuoyunun bildiği üzere en son Eylül ayında Alagöz’ün atık havuzu taşarak Harşit vadisini ve çayını zehre buladı. Alagöz Holding’in Giresun’u zehirleme planı ve Giresun düşmanlığı bununla da bitmiyor. 19 Kasım 2025 günü Tirebolu ve Görele ilçelerimiz sınırları içerisinde ruhsat alanı büyüklüğü  13846,58 hektar yani 138.465,8 dönüm olan bir alanda 45 hektarlık bir alana geleri usulu IV.grup Metalik Maden galerisi ve sondaj usulu Maden arama fizibilite projesi yapılacağına dair ÇED olumlu kararı verildi. Maden sahasınının büyüklüğünü daha iyi anlamak için şu iki örneği verelim. Dünya genelinde FIFA standartlarına uygun olarak yaklaşık 5.000 futbol sahası bulunurken, Alagöz’ün ruhsat alanı büyüklüğü 19.393 futbol sahası yapmaktadır. Yani dünyadaki futbol sahalarının toplamından 4 katı büyüklüğünde bir alan tehlike altındadır. Yine ortalama 10 dönüm fındık bahçesinden hesaplarsak 13.846 fındık üreticisi Giresunlu’nun fındık bahçelerinin toplamı bir alan tehlike altındadır.

Bu kararla birlikte Giresunumuz’un madencilere peşkeş çekildiği, gözden çıkarıldığı netleşmiştir. Giresunumuz dünya genelinde su sorununun giderek yaygınlaştığı bir dönemde içme suyu kaynaklarımızın kirlenmesi ve yok olması, bölgede yüksek yağış rejimi nedeniyle sel ve heyelan riskinin artması, atık havuzlarından ve pasa alanlarından yayılabilecek siyanür ve zehirli gazların insan sağlığı, tarım ve hayvancılık üzerinde ciddi tehdit oluşturması tehlikeleriyle karşı karşıyadır. İlimizin en başat geçim kaynağı olan fındığımız, vazgeçilmezimiz olan yaylalarımız, Türkiye’nin en zengin vejetaryen mutfak kültürü olma şansını bize veren zengin bitki örtümüz, sarı kızlarımız, arılarımız, alabalıklarımız topyekün bir holdingin karına peşkeş çekilmiştir.

Sevgili Giresunlular,

Bu söylediklerimizi abartı buluyor olabilirsiniz ya da yine başladı istemezükcüler diyebilirsiniz. Giresun’a yatırım mı gelmesin diye de sorabilirsiniz.

O yüzden devletin ve toplumun madenden kazancını ve fındıktan kazancını size özetleyelim. Fatsa’da 200 hektarlık bir alanda altın madeni işletmesinin devlete katkısı yıllık katkısı 920.000 dolarken (toplam 10 yıl için 9,2 milyon dolar eder) devlet aynı alan da fındık üretse ve dönümüne sadece 200 kg fındık hasat etse, 200kg x 2000 dekardan 400.000 kg fındık elde edecek ve bu ürün karşısında kilogramda 7 dolar kazansa, 7 dolar çarpı 400.000 tondan toplamda 2.8 milyon dolar gelir elde edecektir. Yani özetle madenden üç yılda kazandığını fındıkla bir yılda kazanacaktır.

O yüzden yanı başımızda olan Fatsa’da yapılan maden sonucunda oradaki değişiklikleri size özetleyelim. Bölge de yapılan akademik çalışmalarda madenin çevresi ve alt havzalarında ölümcül doz olarak tarif edilen miktarlarda ağır metal kirliliğine tespit edilmiştir. Şirket kıymetli olanı almış, arsenik cıva ve kurşun gibi ağır metali bu topraklara bırakmıştır. Bunun sonucunda madenin işletildiği Fatsa’nın Bahçeler köyünde köylüler su içemez hale gelmiş, damacanalarla başka köylerden su taşımaya başlamıştır. Meyve ve sebzelerinde çürüme ve rekolte kaybı ile bitkilerde ağır metal kirliliğine bağılı büyüme bozukluklukları akademik olarak tespit edilmiştir. Arı kovanları sönmüş, arıcılık sürdürülemez hale gelmiştir. Fatsa Bahçeler köyünün tüm gelirleri Maden için heba edilmiştir. Bölgede maden sonrası yaşanan iklim değişikliği sonucu oluşan sel ve taşkın haberleri maden havuzunun taşması artık sıradan olaylar haline gelmiştir.

Sevgili Giresunlular,

Gerçek ortadadır. İşte bu projeye Giresun düşmanı dememizin nedenleri bu gerçeklerdir. Bu proje sadece bu nedenlerle bile yüz binlerce Giresunlu’nun servetini, gelirini bir holdinge ve onun etrafındaki üç-beş taşerona transfer etme projesidir. Bu proje kültürümüzü yok etme projesidir. Maden sahası içinde kalan bölgelerimizde Unesco tarafından ‘Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine’ alınan – ki bu listede Türkiye’den sadece 3 unsur bulunmaktadır- Islık Dili Kültürümüzle birlikte kemençe kültürümüz, yaylacılık kültürümüz, bitki kültürümüzle ona bağlı toplayıcılık kültürümüz yok olmakla yüz yüzedir.

Sevgili Giresunlular,

Hal böyleyken Alagöz Holding’e bağlı Alagöz Kültür-Sanat tarafından burada, Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde yapılan ‘Destanların Dansı’ etkinliği en hafif tabirle biz Giresunluların aklıyla alay etmektir. Bizim kültürümüzü tasfiye etmeyi önüne koymuş bir şirketin ilimizde kültür ve sanat faaliyetleri yaparak olumlu algı oluşturmaya çalışmasını kabul etmiyoruz. İnsanlığın en önemli değerlerinden olan kültür ve sanatın insanlığın en adi suçlarının üstünü örtmesini kabul etmiyoruz. İster Alagöz olsun, ister başka bir yağma ve talancı madencilik şirketi olsun kimseyi çocuklarımızın geleceğiyle, atalarımızdan bizlere nesillerdir aktarılan değerlerimizle oynatmayız. Alagöz’ün kültür-sanatının altında yukarıda özetlemeye çalıştığımız ancak bir basın açıklamasına sığamayacak kadar büyük bir Giresun düşmanlığı vardır ve biz artık buna dur diyoruz.

Sevgili Giresunlular,

Biliyoruz bu basın açıklamasında Alagöz’den sonra belkide en çok bu kelimeyi, sevgili Giresunluları, duydunuz. Çünkü bugün sizlere, hemşehrilerimize hem bir duyuru hem bir çağrı yapıyoruz. Duyurumuz ilimizin yüzde 85’i maden sahası ilan edilmişken, maden yasasının değişmesinin ardından art arda yeni maden başvurularıyla memleketimiz parsel parsel yağmalanırken buna sessiz kalmayacağız. Alagöz Maden’in işlediği suçları ve yeni başvurularıyla Giresunumuza vereceği zararları dosya halinde mülki amirliklere, belediyelere, meslek örgütlerine, ticaret ve sanayi odalarına, esnaf odalarına, derneklere ve partilere ileteceğiz ve bilgilendirme toplantıları organize edeceğiz.

Sevgili Giresunlular,

Çağrımız bizedir. Ancak biz birlik olduğumuzda ve yaşam alanlarımıza sahip çıktığımızda bu yağma ve talanı durdurabiliriz. Çağrımız, Giresun’lu siyasi partileri, dernekleri ve STK’ları bu açıklama itibariyle Alagöz Holding’in Giresun düşmanlığına karşı net tutum almaya, Alagöz’ün vahşi madenciliğine karşı açıklama yapmaya davet ediyoruz. Dört Giresun Milletvekili’nide Alagöz Holding’in sahibi aynı zamanda Iğdır Milletvekili olan Cantürk Alagöz’e karşı tutum almaya ve Giresun’un yağmalanması planının net karşısında duracaklarını ilan etmeye çağırıyoruz. Avukatlar, mühendisler, sosyal bilimciler, hekimler, sinemacılar ve sayamadığımız nice değerli meslek gruplarından olan Giresunluları çevre derneklerimizle ve maden sahası içinde kalan köy derneklerimizle iletişime geçmeye ve Giresunumuzu savunmak için bilimsel bilgi ve veri üretmeye çağırıyoruz. Giresunumuzun idari kurumlarını Alagöz’ün kültür sanatı için yer tahsis etmeye değil halkımızın bilgilendirilmesi için imkanlarını seferber etmeye çağırıyoruz. Fındığın ortadan kalkmasının Giresun’da ticaretin ortadan kalkması anlamına geleceğini hatırlatarak esnafları, tüccarları, ihracatcıları odalarını ve birliklerini harekete geçirmeye çağırıyoruz.

Son sözümüz Giresun düşmanı Alagöz Holding’edir.

Bu dağlar ve deniz, bu doğa ve hayvanlar ile yüzlerce yıldır iç içe yaşadık. İnsanların ayakta durmaktan korktuğu yerlerde para etmesede, o sene hiç verim olmasada dünyanın en kaliteli fındığını bakmaya ve yetiştirmeye devam ettik. Yokluk döneminde doğamızdan toplayıcılık yaparak Türkiye’nin en zengin vejetaryen mutfak kültürünü oluşturduk. Ekonomik olarak gelişmiş olmamamıza rağmen doğayla ve canlılarla kurduğumuz ilişki bizi Türkiye’de yaşam süresinin en uzun olduğu ilk beş ilinden birisi yaptı. Yani dememiz o ki Giresunlu’yu hakir görme devri bitti Alagöz. Biz zora alışığız, seni bu topraklardan kovacağız.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.