Emeklilerden İtiraz
CB Hükümet Sistemi enflasyon zincirine bağladığı emeklilere yine “yoksul ve muhtaç olarak ekonomik sosyal yaşamın dışında kal, bu dünyada işin bitti öbür dünyaya hazırlan” demekten başka anlamı olmayan zam oranını açıkladı.
Bu yoksulluk tebligatıdır, imzalamıyoruz!
Arsızlığa ruhsuzluğa devam ediliyor.
TÜİK’e göre aralık enflasyonu %0,89,
yıllık %30,89.
Bu rakamlar bile inkar edilerek
2026 Ocak emekli, işçi, kamu çalışanı aylıklarına yapılan
10 milyon emekliye açlık ve yoksulluk sınırının altında aylık veriliyor.
İşçi,emekli,kamu çalışanı asgari ücret zincirine bir biçimde bağlı ve onları ilgilendiriyor.
Asgari ücrete yapılan zam toplumun bütün kesimlerini de ilgilendiriyor.16 milyon işçi asgari ücretle çalıştırılıyor.
Asgari ücret 28 bin 075,50 TL oldu. Ama vermeden geri aldılar eridi…
2025 Ocak → 4,5 çeyrek altın
2026 Ocak → 2,8 çeyrek altın
1,7 çeyrek altın kayıp.
Kira artışı serbest: %34,88.
Bu zam değil; emeğin alım gücünü düşürmek, emeği çalmaktır.
Barınma hakkı gasp ediliyor,kiracı perişan.
Ama en yetkili ağızlar İktidarın ekonomik “istikrar”ı sağladığını ekonominin büyüdüğünü söylüyor.
Sayılarla oynuyorlar ama aslında emekli işçi kamu çalışanının hayatı ile oynuyorlar.
Asgari ücretlinin cebinden bir yılda 1,7 çeyrek altını açıkça gasbeden ve kirayı serbest bırakıp aylıkları enflasyon oranı ve asgari ücret zincirine bağlayan İktidarın yaptığı bir ekonomik yönetimi değil bilinçli bir şekilde yoksullaştırma operasyonudur.
Kim için yoksullaştırılıyoruz?
Bütün zenginliklerin ve vergilerin yüzde doksanını alan nüfusun yüzde onu için. Herkes vergi versin benim sınıfım vergi vermesin diyen burjuvazi için. Bütün kaynaklar sermayeye diyen AKP iktidarı ve çekim alanındakiler için.
Bizler yoksullaştırılıyoruz ve bize yapılan bu ekonomik soykırımı görmeden, top yekün saldırıyı fark etmeden…
yoksulluktan,
ekonomik sosyal yaşamın dışına atılmaktan, ayrımcılığa uğramaktan,
yalan teşkilatının hakaretlerinden saldırılarından kurtulamayız.
Sorunlarımızın kaynağı aynı çözümü de birlikte
bulunacaktır.
SSK lı Bağkur’lu ES Özel Sandık Emeklisi olabiliriz. Kendimize EYT li diyebiliriz fark etmez hepimizin ekonomik güvencesine sağlık hakkına el kondu ve her fırsatta bizlere kriz çıkarılıyor ve suçlanıyoruz.
Ayrı ayrı yerlerde durabiliriz ama emekli kimliğimizle ve emeklilik haklarımız için mücadelede başarılı olabilmemiz için;
sözümüzü ortaklaştırmak kimden ne talep edeceğimizi bilmek zorundayız.
Bir ayağı sermayede bir ayağı emek alanında olanların, her dönem yön değiştirenlerin,
siyasi ve ekonomik rant peşinde koşanların, esnek kuralsız güvencesiz siyaset yapanların değil kendimiz için emekliler için siyaset yapacağız.
Sözümüzü ortaklaştırıp hep birlikte örgütlü gücümüzle pazarlık hakkımızı kullanmanın mücadelesini vereceğiz.
Yaşamın her alanında üretimde tüketimde toplumsal ilişkilerin her boyutunda esnek kuralsız güvencesiz olmayı reddedeceğiz! Bu küreselleşme politikalarının ve varlığını küresel kapitalistlere borçlu olanların bizlere dayatmasıdır.
Kahrolsun Küresel kapitalist politikalar!
Yaşasın küreselleşme mağduru işçilerin emeklilerin kamu çalışanlarının insanca onurlu yaşam mücadelesi!
#Emekliler Dayanışma Sendikası Giresun Bölge Temsilciliği
