Eski adıyla Cemal Gürsel Caddesi, bugünkü adıyla 15 Temmuz Caddesi…
Bulancak’ın en işlek noktalarından biri.
Her gün yüzlerce insan geçiyor, araçlar gelip gidiyor, dükkânlar açılıp kapanıyor. Zaman akıp gidiyor ama bu caddede yıllara meydan okuyan bir gelenek hâlâ yaşamaya devam ediyor.
Cadde üzerinde kalan tek ağacın gölgesinde her sabah aynı yüzler, aynı dostluklar ve aynı samimiyet buluşuyor.
Mali Müşavir ve emekli muhasebeci Fatih Habiboğlu, ilçe esnaflarından Cihat Önder Henden, Bulancakspor’un eski kulüp başkanlarından Mustafa Çolakoğlu ve yılların dostları, güne burada başlıyor.
Kimi çayını yudumluyor, kimi eski günleri anlatıyor, kimi ise sadece dostlarının sesini dinliyor.
Aslında burada konuşulan sadece günlük meseleler değil…
Bulancak’ın geçmişi, hatıraları ve yaşayan hafızası da bu ağacın gölgesinde yeniden hayat buluyor.
DÖRT KUŞAKLIK BİR HİKÂYE
Fotoğraflara yansıyan bu buluşmanın merkezinde ise ilçenin köklü ailelerinden Çolakoğlu ailesi bulunuyor.
1929 yılında Mustafa Çolakoğlu tarafından temelleri atılan aile işletmesi, oğlu Mehmet Çolakoğlu’na, ardından Selahattin Çolakoğlu’na ve bugün dördüncü kuşak temsilcisi, tiyatro sanatçısı ve BST Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Çolakoğlu’na ulaştı.
Neredeyse bir asırlık bu hikâye, Bulancak’ın ticaret hayatına tanıklık ederken, aynı zamanda kuşaklar arasında kurulan güçlü bağların da sembolü oldu.
Dedesi Mehmet Çolakoğlu’nun babasının adını taşıyan 4. kuşak Mustafa Çolakoğlu’nun iş yerinin önünde gerçekleşen bu sabah buluşmaları, yalnızca bir esnaf sohbeti değil; geçmişten geleceğe uzanan bir kültür mirasının sessiz tanığı olarak dikkat çekiyor.
TEK AĞAÇ, BİNLERCE HATIRA
Cadde boyunca yükselen beton yapılar arasında ayakta kalan o tek ağaç ise adeta Bulancak’ın hafızasını temsil ediyor.
İnsan ister istemez Zülfü Livaneli’nin o unutulmaz dizelerini hatırlıyor:
“Bir ağaç gibi tek ve hür,
Ve bir orman gibi kardeşçesine…”
Belki de bu yüzden o ağacın gölgesi yalnızca serinlik vermiyor.
İnsanları bir araya getiriyor.
Hatıraları canlı tutuyor.
Dostlukları yaşatıyor.
BULANCAK’IN KAYBOLMAYAN FOTOĞRAFI
Objektiflere yansıyan bu kareler, sıradan bir sabah görüntüsü değil.
Bir yanda dört kuşağın emeği, diğer yanda yıllara meydan okuyan dostluklar…
Bir yanda değişen şehir, diğer yanda değişmeyen insan sıcaklığı…
Ve hepsinin ortasında, Bulancak’ın son gölgelerinden biri olan o mütevazı ağaç…
Belki yıllar sonra bu fotoğraflara bakıldığında insanlar sadece birkaç esnafı değil; Bulancak’ın ruhunu, samimiyetini ve kardeşliğini görecek.
Çünkü bazı buluşmalar haber olmaz…
Tarihe not düşer.




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.